HUKUK SİRKÜLERİ 2025/05 EMLAK VERGİSİNE ESAS RAYİÇ BEDELİ BELİRLEYEN TAKDİR KOMİSYONU KARARLARINA KARŞI İTİRAZ

22 Temmuz 2025 | Sirküler

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesi uyarınca, takdir komisyonları tarafından arsa ve arazilere ilişkin asgari ölçüde birim değerlerin tespiti dört yılda bir gerçekleştirilir ve bu değerler, tarh ve tahakkuk işlemlerinin başlayacağı süreden en az altı ay önce karara bağlanarak ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak bildirilir. Takdir komisyonu kararları, takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına, ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar ise il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilerek asılmak suretiyle ilan olunur.

Takdir komisyonu kararlarına karşı itiraz edebilme hakkı başlangıçta yalnızca kararın tebliğ edildiği daire, kurum, teşekküller ile mahalle ve köy muhtarlıklarıyla sınırlı iken; Anayasa Mahkemesi, 31.05.2012 tarihli ve E. 2011/38, K. 2012/89 sayılı Genel Kurul kararıyla, “Mükerrer 49. maddesinin (b) fıkrasının üçüncü paragrafının ‘Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler.’ biçimindeki birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNEkarar vermiştir. Bu iptal kararının ardından mükelleflerin de yargı yoluna başvurabilmesi yönünde bir hukuki boşluk oluşmuş olmakla birlikte, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E. 2022/14, K. 2023/2 sayılı 15/02/2023 tarihli kararıyla bu belirsizlik giderilmiştir. Söz konusu kararda, “Takdir komisyonu kararlarına karşı kimlerin hangi sürelerde yargı yoluna gidecekleri hususunda, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesinin (b) işaretli fıkrasının üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi ve bu hususa ilişkin yeni bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle bir açıklık bulunmamakta ise de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi dikkate alındığında anılan kararlara karşı mükelleflerin dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir.” ifadelerine yer verilerek, mükelleflerin takdir komisyonu kararlarına karşı yargı yoluna başvurabileceği açıkça kabul edilmiştir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararında, “Bu durumda Kanun’da takdir komisyonu kararlarının mükelleflere tebliğ edilmesi yönünde bir usul benimsenmemiş olması durumu gözetilerek mükelleflerce emlak vergisine esas asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerinin tespitine yönelik takdir komisyonu kararlarının öğrenme tarihinden itibaren (30) günlük genel dava açma süresi içerisinde ve en geç anılan kararın alındığı yılın son gününe kadar dava açabileceklerinin kabul edilmesi gerekmekte olup bu tarihten sonra dava açma imkanı bulunmamaktadır.” gerekçesine yer verilerek, mükelleflerin söz konusu kararlara karşı, öğrenme tarihinden itibaren otuz gün içinde ve her hâlükârda takdir kararının alındığı yılın son günü itibarıyla dava açmaları gerektiği belirtilmiştir.

Bu doğrultuda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, emlak vergisine esas rayiç bedelin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarına karşı, kararın ilan (askı) tarihinden itibaren otuz gün içinde, işlemi gerçekleştiren idarenin bulunduğu yer vergi mahkemesinde iptal davası açılması mümkündür. İlgili takdir komisyonu kararı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahkemece yürütmenin durdurulması talep edilerek yargılama süresince uygulamanın tedbiren durdurulabilmesi mümkündür.

Takdir komisyonu kararları, belirli bir cadde veya sokaktaki taşınmazların rayiç bedellerini topluca tespit eden genel nitelikte idari işlemlerdir. Bu kapsamda, bir mükellefin açtığı dava sonucunda takdir komisyonu kararının iptal edilmesi halinde, iptal hükmü aynı alandaki tüm mükellefleri bağlayıcı nitelik taşımaktadır. İptal kararlarının objektifliği ilkesi gereğince, menfaatleri ihlal edilen diğer mükelleflerin de iptal kararının sonuçlarından yararlanması mümkündür.

İlgili takdir komisyonu kararı, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verilmedikçe uygulanmaya devam etmekte olup iptal kararı kesinleştiğinde ise mahkeme tarafından belirlenen rayiç bedel esas alınarak emlak vergisi tahakkuku düzeltilmektedir.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E. 2022/14, K. 2023/2 Sayılı 15/02/2023 Tarihli Kararı” için tıklayınız.

Bilgilerinize Sunulur.

Saygılarımızla,

DEMİR HUKUK BÜROSU