HUKUK SİRKÜLERİ 2026/5 YILLIK İZİN HESABINDA HAFTA TATİLİ GÜNLERİNİN İZİN SÜRESİNDEN DÜŞÜLEMEYECEĞİNE İLİŞKİN YARGITAY KARARI RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMIŞTIR.

10 Haziran 2026 | Sirküler

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/9525 E., 2026/757 K. sayılı ve 03/02/2026 tarihli kararı, 09/06/2026 tarihli ve 33275 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Kararda, yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden mahsup edilemeyeceği hususu bir kez daha vurgulanmış; bu yönüyle İş Kanunu’nun 56. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan düzenleme doğrultusunda yerleşik uygulama teyit edilmiştir.

Kararın usul yönünden de dikkat çekici olduğu görülmektedir. Uyuşmazlık ilk derece mahkemesince kesin olarak karara bağlanmış olup Adalet Bakanlığı tarafından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 363. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuştur. Bu nedenle Yargıtay tarafından verilen bozma kararı tarafların hukuki durumunu etkilememekte; yalnızca benzer uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuki yorumun ortaya konulmasına hizmet etmektedir.

Somut olayda işçinin toplam 28 günlük yıllık izin hakkı bulunduğu ve izin kayıtlarına göre bu sürenin kullandırıldığı anlaşılmıştır. Ancak kullanılan izin dönemleri içerisinde toplam dört hafta tatili gününün bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay tarafından, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.” hükmü gereğince söz konusu dört günün yıllık izin süresinden mahsup edilemeyeceğine ve işçinin kullanılmamış dört günlük izin alacağının bulunduğuna dair karar verilmiştir.

Kararda ayrıca, işçiye pazartesi günü başlayıp pazar günü sona erecek şekilde bir haftalık izin kullandırılması halinde, hafta tatiline denk gelen pazar gününün yıllık izin süresinden düşülemeyeceği ve işçi fiilen yedi gün izin kullanmış olsa dahi yıllık izin hesabında yalnızca altı günlük izin kullanılmış sayılacağı belirtilmiştir. Bunun yanında Yargıtay tarafından iş sözleşmesinin sona erme şeklinin kullanılmayan yıllık izin ücretine hak kazanılması bakımından önem taşımadığı, kullanılmayan yıllık izin ücretinin işçiye ait son ücret üzerinden ödenmesi gerektiği ve yıllık iznin kullandırıldığının ispat yükünün işverene ait olup bunun ancak imzalı izin defteri veya eşdeğer belgelerle ispatlanabileceği, işveren tarafından bu konuda işçiye yemin de teklif edebileceği vurgulanmıştır.

Karar özellikle turizm, konaklama, yeme-içme, perakende ve vardiyalı çalışma sisteminin yaygın olduğu sektörler bakımından önem taşımaktadır. Bu sektörlerde yoğun izin planlaması ve çalışma düzeninin özellikleri nedeniyle hafta tatillerinin göz ardı edilmesi, ciddi işçilik alacağı riskleri doğurabilir. İşverenlerin izin kayıtlarını düzenli tutmaları, izin formlarını usulüne uygun saklamaları ve izin bakiyelerini hesaplarken hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerini ayrıca dikkate almaları gerekmektedir.

09/06/2026 tarihli 33275 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/9525 E., 2026/757 K. sayılı ve 03/02/2026 tarihli kararı” için tıklayınız.

Bilgilerinize sunulur.

Saygılarımızla,

Demir Hukuk Bürosu